Friday, October 16, 2026

A Road Trip Story

More often than not, all we hope for from a new day is to hold on to whatever good things we can find, however small, and simply manage to keep going.

We all have different roles to play. Yet, as humanity, living in a constant state of discouragement has almost become our new normal. Don't we miss the past?

We're tired, we're sad… Yet we keep fighting to carry on, refusing to give up or lose faith in tomorrow.

We hold on to the belief that, in the end, justice will prevail. Because standing firm without losing our way, despite everything, is a struggle in itself.

“Justice is not merely the common value of a nation, but of all humanity.”

And yet, life goes on. Perhaps that's why we need to make room for the little things that bring us joy and the moments we share with our loved ones.

We welcomed autumn this year in Ankara, the capital city of Turkiye.



We enjoyed the journey, taking breaks surrounded by nature and joining in the fun as part of a wedding convoy along the way.



We arrived in Ankara in the evening. The tables at Hangar Event Hall, where the wedding ceremony and reception were held, were beautifully decorated with white flowers.
We were delighted to be there to share the happiness of our friends’ children on their special day. Wishing them a lifetime of love and happiness❤️


We danced and danced until we were exhausted!




Our increasingly tired legs were sending us a clear signal that it was time to head back to the hotel.
It was our first stay at this three-star hotel, conveniently located close to everything.
We were pleased with the clean rooms and the friendly, welcoming staff. The breakfast the following morning was also well beyond our expectations.
They offer a generous buffet breakfast with a wide variety of options, so you’re sure to find just about anything you’re looking for.


While we were waiting for Anıtkabir to open, we had a little time to spare, and Anıttepe Atafırın Café turned out to be another lucky find on our trip. 
The French cake was fresh and delicious, but what made the stop even more special was Tuna, the friendly, smiling manager, and the cheerful service that made us feel right at home.
My book has a new reader, and we've found a wonderful place to stop by whenever we're in Ankara!


Our first major stop of the day was Anıtkabir, the mausoleum of Mustafa Kemal Atatürk, the founder and first President of the Republic of Türkiye.
Every year, millions of people from all around the world come to visit this place.


The Peace Park is a large green area created with trees and plants brought from different countries around the world and from all across Türkiye, inspired by Atatürk’s philosophy of peace.


The museum is divided into four sections.
The Mausoleum itself is located approximately seven meters above the burial chamber.


And let me mention this right away:
You should allow at least two to three hours to visit Anıtkabir properly.


As we walk along the Lion Road, you can feel the excitement growing with every step.
There are 24 lion statues along both sides of the road. They represent strength and peace at the same time. And because the lions are lying down, they also symbolize an atmosphere of peace.

Atatürk’s famous words, “Peace at Home, Peace in the World,” are also reflected in the architecture and landscaping of Anıtkabir.


We took another relaxing break at Kuğulu Park, a peaceful green oasis in the heart of Ankara. People were reading, children were playing, and the sound of birds filled the air among the tall, leafy trees. It was the perfect place to slow down, take a breath, and enjoy a little moment of peace.




There’s also a gift shop at Anıtkabir where you can find Atatürk pins, bracelets, T-shirts, pens, and many other souvenirs and keepsakes.
These little gifts were for my son, Aria. ❤️



And here are a few snapshots of him 
on his work trips.



A little travel, a little adventure, and lots of homemade goodness. The simple joys of life. 🌿


It had been quite a while since we last ventured far from İzmir, especially since my cancer diagnosis.

Travelling together, sitting down to plan our trips, and figuring things out along the way did me good. We should do this more often.

For a few days, hospital visits, check-ups, health concerns and all those endless “what ifs” simply faded away from my mind.
It’s also nice to miss home. Every now and then, you need to be able to say, “Home sweet home.” ❤️
Discovering new places does me as much good as writing does. And perhaps that's what life is about: never fitting into just one chapter.

We’re already halfway through October. The hours, days and months seem to chase one another as if they’re in a race!
Lately, I keep saying that what I really need is a turtle. I'm still waiting… Maybe one will find its way into our secret garden! 🐢🌿

-Turkish -
Çoğu zaman yeni bir günden umduğumuz tek şey, ne kadar küçük olursa olsun bulabildiğimiz güzel şeylere tutunmak ve bir şekilde yolumuza devam edebilmektir.
Hepimizin üstlendiği farklı roller var. Ancak insanlık olarak, sürekli bir umutsuzluk hâlinde yaşamak neredeyse yeni normalimiz oldu. Geçmişi özlemiyor muyuz?
Yorgunuz, üzgünüz… Yine de devam edebilmek için mücadele etmeyi sürdürüyor, pes etmeyi ve yarına olan inancımızı kaybetmeyi reddediyoruz.
Günün sonunda adaletin yerini bulacağına dair inancımıza tutunuyoruz. Çünkü her şeye rağmen yolumuzu kaybetmeden dimdik durabilmek, başlı başına bir mücadele.
“Adalet, yalnızca bir ulusun değil, tüm insanlığın ortak değeridir.”

Hayatın akışı devam ediyor. Belki de bu yüzden bize neşe getiren küçük şeylere ve sevdiklerimizle paylaştığımız anlara yer açmamız gerekiyor.

Eşimle birkaç günlük kısa bir gezi bize iyi geldi.
Bu yıl sonbaharı Türkiye'nin başkenti Ankara'da karşıladık.
Yol boyunca eğlenceli bir düğün konvoyuyla doğa içinde molalar vererek yol aldık. 
Akşam saatlerinde Ankara'ya vardık. Nikah ve düğün töreninin yapıldığı Hangar Event Hall'daki masalar, beyaz çiçeklerle çok güzel süslenmişti.

Arkadaşlarımızın çocuklarının bu özel günlerinde mutluluklarına ortak olmak bizi çok sevindirdi. Onlara ömür boyu sevgi ve mutluluk diliyoruz. ❤️

Yorulana kadar oynadık, dans ettik!
Giderek daha çok yorulan bacaklarımız, artık otele dönme vaktinin geldiğinin sinyalini veriyordu.
Her yere yakın, elverişli konumuyla bu üç yıldızlı otelde ilk kez konakladık.
Temiz odalardan ve güler yüzlü, misafirperver personelden memnun kaldık. Ertesi sabah kahvaltısı da beklentimizin çok üzerindeydi.
Oldukça zengin bir açık büfe kahvaltı sunuyorlar. Seçenekler o kadar çeşitli ki aradığınız hemen her şeyi bulmanız mümkün.

Anıtkabir'in açılmasını beklerken biraz boş vaktimiz vardı. Anıttepe Atafırın Café de yolculuğumuzun bir başka güzel keşfi oldu.
Fransız pastası taze ve lezzetliydi. Ancak bu molayı daha da özel kılan, güler yüzlü ve samimi işletme müdürü Tuna Hanım ile kendimizi evimizde hissetmemizi sağlayan neşeli servisiydi.
Kitabım yeni bir okur kazandı, biz de Ankara'ya her geldiğimizde uğrayabileceğimiz harika bir yer keşfettik!

Günün ilk önemli durağı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün anıt mezarı olan Anıtkabir'di.
Her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan burayı ziyaret ediyor.
Barış Parkı, Atatürk'ün barış felsefesinden ilham alınarak oluşturulmuş geniş bir yeşil alan. Dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye'nin dört bir yanından getirilen ağaçlar ve bitkilerle düzenlenmiş.

Müze dört bölümden oluşuyor.
Anıt mezarın kendisi, mezar odasının yaklaşık yedi metre üzerinde bulunuyor.
Hemen belirtmeliyim:
Anıtkabir'i hakkını vererek gezmek iki ila üç saat alıyor. 

Aslanlı Yol boyunca yürürken her adımda heyecanın biraz daha arttığını hissediyorsunuz.
Yolun iki yanında toplam 24 aslan heykeli bulunuyor. Gücü ve barışı temsil eden bu aslanların yatar pozisyonda betimlenmiş olması da huzur ve barış atmosferini simgeliyor.
Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi, Anıtkabir'in mimarisine ve peyzaj düzenlemesine de doğrudan yansımış.

Kuğulu Park (Swan Park)

Ankara'nın kalbinde huzurlu bir yeşil alan olan Kuğulu Park'ta günün bir başka dinlendirici molasını verdik. Kitap okuyanlar, oynayan çocuklar...  
Ağaçların arasında akan suyun huzur veren sesi ve kuş sesleri.
Uzun zaman oldu. Hâlâ çok güzel!

Yavaşlamak, derin bir nefes almak ve huzurun tadını çıkarmak için mükemmel bir yerdir. Yıllar öncesine döndüm.

Anıtkabir'de Atatürk rozetleri, bileklikler, tişörtler, kalemler ve daha pek çok hatıra ve hediyelik eşya bulabileceğiniz bir mağaza da var.
Bu küçük hediyeler oğlum Aria için.❤️ 
Birkaç kare de onun iş seyahatlerinden...

Biraz seyahat, biraz macera ve bolca ev yapımı güzellik… Hayatın sade mutlulukları. 🌿
Özellikle kanser teşhisinden sonra, İzmir'den bu kadar uzaklara gitmeyeli epey zaman olmuştu.
Birlikte seyahat etmek, oturup gezimizi planlamak ve yol boyunca bol sohbet bana iyi geldi. Bunu daha sık yapmalıyız. Birkaç günlüğüne hastane ziyaretleri, kontroller, sağlık kaygıları ve zihnimde durmadan dönüp duran o bitmek bilmeyen “Ya şöyle olursa?” soruları aklımdan silinip gitti.

Evi özlemek de güzel. Arada bir “Ev gibisi yok.” diyebilmek gerekiyor. ❤️
Yeni yerler keşfetmek de en az yazmak kadar iyi geliyor bana. 
Ekim ayının yarısını geride bıraktık. Saatler, günler ve aylar sanki bir yarış içindeymiş gibi birbirini kovalıyor!
Son zamanlarda ihtiyacım olan şeyin bir kaplumbağa olduğunu söyleyip duruyorum. Hâlâ bekliyorum… Belki bir gün bizim gizli bahçemize de bir kaplumbağa gelir! 🐢🌿

#YoncaNihal  #Anıtkabir  #AnkaraTravel

Yonca Nihal / Author

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin